SON DAKİKA

Şeker Kanyonu
Sizin Yazılarınız
Sizin Yazılarınız

Ayrılmaz İkili: Doğa Ve İnsan

Ayrılmaz İkili: Doğa Ve İnsan
Bu haber 12 Ağustos 2017 - 6:00 'de eklendi ve 301 kez görüntülendi.

Yaşadığımız bu mavi gezegende yani dünyada, en küçük yaratıktan en büyüğüne kadar, hepimiz yeryüzünün parçalarıyız. Bize verilen yaşamın değerini öğrenmek, Toprak Ana’yı sevmek ve saymak zorundayız. Yaratılmış olan bu yeryüzü bize, biz de bu yaratılmış değerlere emanet edildik. Bizler onun efendisi değil, onun konuğuyuz ve bir konuk olarak birlikte yaşama kurallarını koruma ve sevgi yasalarına saygı göstermeliyiz. Dünya ve biz bir zincirin halkalarıyız. Bu zincirin herhangi bir yerinde oluşan kopukluk, sadece kırılan yeri değil tümünü etkiler.

“Unutma ki,
Son ağaç kesildiğinde
Son nehir kirlendiğinde
Son balık avlandığında
Paranın yenmeyeceğini anlayacaksın”

Cree

Manzara 1

İnsan yaptığı her işin sonuçlarının kalıcı olacağını bilmeli ve 5. kuşağa arkasında nasıl bir dünya bırakacağını hesaplamak zorundadır. Hepimiz aynı yaşam döngüsüne bağlıyız. Bu dengede oluşabilecek bir çatlak, örülmüş bir kazaktan çıkan bir ilmeğin takılıp o kazağın ortasında olabileceği gibi bütün her tarafında delikler açarak bizi de kapsayacak şekilde yok olmamıza neden olabilir. Düşünür Gregory  Bateson şöyle yazıyor: “Bir yıldızı incitmeden bir çiçeğe dokunamazsın.” Yaşamın yanında mı yoksa yaşama karşı mı durma konusunda karar vermek; bencilliğin delice yıkıcılığı mı yoksa bizi besleyen ve destekleyen toprak anamız toprak kardeşimizdir tavrını mı benimsemek? Kolay bir karar aşaması değildir.

manzara 2

Bireysel sorumluluk başladığı andan itibaren doğa kurtulmuş demektir.

Doğada ben, bir nokta gibi olabilirim. Ama o nokta olan ben ya da merkez benden dağılan hareketlerle bir kitleyi harekete geçirebilirim. Bir göle bir taş atın. Taşın suya girdiği yerde bir sıçrama olur ve beraberinde halkalar oluşur. Çemberin başı ve sonu yoktur . Taşla çemberin başladığı yer merkez; görevini tamamladığı yer ise kıyıdır. Yani benim başlattığım bir hareket çevreye yayılarak kitlelere ulaşabilir. Ama önemli olan o taşı atabilmektir.

Yaşam herkes için düşleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir. Bobby Kennedy’nin sözü gibi: “Diğerleri dünyaya bakıyor ve neden diye soruyor, ben ise bambaşka bir dünya düşünüyor ve neden olmasın diye soruyorum.’’

Gözlerinizi kapatın, hayalinizde birbiri ardına yanan minik ışıklar vardır. Hani karanlık basarken ıssız zannettiğiniz bir yoldan geçerken yapraklar arasından beliren kısık ışıklar gibi birbiri ardı sıra beliren minik parıltılar, ateş böcekleridir onlar… Çevreyi saran o korkutucu karanlığı yaran aydınlıktırlar. Bu minik ateş böcekleri,  doğa bilinci gelişmiş yarının çocuklarıdır. Çünkü onların enerjileri sınırsızdır ve onlar  açık görüşlüdürler. Bu yüzden çocuklar ve gençler çevrenin korunmasında olumlu değişimlerin güçlü öğeleri olarak öne çıkacaklardır.

Tüm insanlara, doğanın okunması çok zevkli bir kitap olduğunu aşılayabilirsek, çevre sorunun büyük bir kısmının aşılabileceği kanısındayım.  Bunun için önce eğitim verilmeli. Bu eğitim kitaplarla, masa başında değil bizzat doğada gezinerek, göstererek, öğreterek, içlerine sindire sindire yapılmalı. Okulda değil, doğa denilen büyük sınıfta, yani hepimizin sınıfta kalmaya neden olduğu yerde. Önce kimlerden mi başlamalı? Kanaatimce büyüklerden. Neden mi? Aklıma hemen  Victor Hugo geldi: “Bir insanı uygarlaştırmaya karar verirseniz işe ninesinden başlayınız. Evet önce onlardan başlamalı.” Para hırsı, yükselmek, zengin ve iktidar sahibi olmak için yakarak yıkarak, talan ederek doğayı, torunlarını nasıl sonu bilinmez bir cehennemde yaşamaya mahkum ettikleri için.

manzara 3

Sözlerime Bernard  Shaw’un tümceleriyle son vermek istiyorum: “Yaşam benim için kısacık bir mum alevi değildir. Benim için şu an için taşımakta olduğum olağanüstü bir meşaledir. Onu gelecek kuşaklara teslim edinceye dek onun en parlak biçimiyle yanmasını sağlamak istiyorum. Her birimiz bir meşale taşıyoruz. Her birimiz kendi meşalemizin alev alev yanmasından sorumluyuz. Ve onu el ele yanarken taşımak zorundayız. Çünkü yarının umudu bugünün parlak meşalelerinin aydınlığında gelişecektir.”

Yazar : Matilda Levi

Alıntıdır

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA